Nasıl tek olmayı öğrenmek

DİYETİSYEN

2020.11.23 21:09 DiyetisyenTugbaYprk DİYETİSYEN

Diyetisyen
Diyetisyenler, üniversitelerin “Beslenme ve Diyetetik” bölümlerinden mezun olmuş, besinler ve insanların beslenme gereksinimleriyle alakalı konularda, uzmanlık derecesinde bilgiye sahip olan kişilerdir. Aynı zamanda “Beslenme Uzmanı” olarak da adlandırılmaktadırlar. Diyetisyen ünvanı alan kişilerin adlarının başına kısaltma olarak dyt ünvanı eklenmektedir.

Diyetisyenler, hasta ya da sağlıklı kişilerin beslenme alışkanlıklarını incelerler. Aynı zamanda yaşam tarzlarını ve fiziksel yapılarını da göz önünde bulundurarak kişiye özel en uygun beslenme programını bilimsel olarak oluştururlar. Günümüzde kişiler bu konu hakkında bazı yanlış bilgi ve ön yargılara sahiptir. Bunlardan biri ise diyetisyenlerin kişilere sadece kilo verdirmek amacı ile çalıştığıdır. Aslında, günlük besin ihtiyacını öğrenmek isteyen, hayatına daha sağlıklı devam etmek isteyen herkes, diyetisyene gidebilir.
Diyetisyenler, besin maddelerinin işlenme, hazırlanma, pişirilme ve depolanma işlemleri esnasında gelişen kimyasal değişikliklerin insan vücuduna olan etkilerini incelerken, aynı zamanda besin maddelerinin satın alınma, pişirilme ve saklanma prensiplerini belirleyerek uygulamaya koyulması için çalışmaktadırlar. Ek olarak kişilerin zayıflamasına yada hastalıklarına bağlı olarak ilgili diyet yiyecekleri de geliştirirler. Özel hastalıklara sahip kişiler için, hastalıklarına uygun diyet programı hazırlarken, sağlıklı kişiler için ise hastalıktan koruyucu diyet programı hazırlarlar. Kişiler bu programa uyum sağladıkları takdirde, kısa süre içinde çok daha sağlıklı ve enerjik hissettiklerini dile getiriyor. Bazı ameliyatlardan sonra da beslenme programı ihtiyacı olan hastalara, ameliyatı gerçekleştiren doktor tarafından diyetisyen takibi tavsiye edilmektedir.

Beslenme uzmanları(diyetisyenler), toplumdaki yanlış beslenme şekillerini tespit ettikten sonra, yeterli ve dengeli beslenmemenin sebep olduğu sağlık problemlerine yönelik önlemler alınması amacıyla çalışırlar. Toplumu yeterli ve dengeli beslenme konusunda eğitirken aynı zamanda bu beslenme tarzını daha ekonomik hale getirebilmeleri için bilgilendirirler. Günümüzde birçok işyeri diyetisyenlerle iş birliği içerisinde çalışıyor. Çalışılan kurumun özellikleri ve beslenme prensipleri göz önünde bulundurulurken orada çalışan kişilerin bir gün içinde ihtiyacı olan besin değerleri hesaplanır. Bu sonuçlardan sonra kurumun isteğine göre günlük, haftalık ya da aylık yemek menüleri oluşturulur. Bu ve bunun gibi diyetisyenlerin verdikleri hizmet, aslında çalışanların aç kalmadan motivasyonunu artırarak, iş verimliliğinin artmasının sağlanmasıdır.
Diyetisyen seçimi yaparken, başvurulan diyetisyenin beslenme ve diyetetik diploması olduğundan emin olunmalıdır. Toplumlarda bulunan değişik yaş, cinsiyet ve yaşam stillerine sahip kişilerin günlük alması gereken besin miktarı da aynı olamaz. Bu yüzden alanında uzman kişilerden yardım almak oldukça önem teşkil eder. Doğru beslenme stili sağlığınızı olumlu etkilerken, alanında uzman olmayan kişilerin yanlış yönlendirmeleri ile sağlığınızın bozulmasına sebep olabilirsiniz. Birçok yerde çeşitli diyet programları mevcut. Ancak bu programlar sizin fiziksel yapınıza uygun olmayabilir. Diyet programı seçerken mutlaka kişiye özel çalışma yapılması gerektiğini unutmayın. Kişiler günlük yaşantısına uygun beslenme programları veren diyetisyenler ile çalışması gerekmektedir. Birçok kişi daha önceden hizmet aldığı diyetisyenleri tavsiye etmektedir.
Diyetisyen Kategorileri
Diyetisyen Nedir ?
Diyetisyenler, diğer adıyla beslenme uzmanları, beslenme ve diyetetik alanında 4 yıllık lisans eğitimi almış kişilerdir. Bu kişiler, kendilerini alanlarında geliştiren ve yoğun bilgi birikimine sahip olan güvenilir uzmanlardır.
Beslenme uzmanları(diyetisyenler), sanılanın aksine sadece kilolu kişileri ideal kiloya ulaşmak için gidilecek bir uzman değildir. Birçok kişi, beslenme uzmanlarının sadece zayıflama alanında çalışmalar yaptığını düşündüğünden, beslenme uzmanına başvurmayıp internetten bulduğu hazır ve güvenilmez diyet listelerini uygulamaktadır. Bunun aksine sağlıklı bireyler de beslenme uzmanına başvurup kendileri için en iyi olacak beslenme tarzını öğrenebilir. Diyet kelimesi ne kadar kişilerde kilo verme hissi uyandıran beslenme programları ifadesi oluştursa da diyet listeleri tamamen kilo vermek üzerine hazırlanmamaktadır.
Diyetisyenler, sizin vücut kitle indeksinizi hesaplayıp gereken bütün tahlilleri yaptırdıktan sonra yaşam tarzınız hakkında bilgi alır ve sizi daha yakından tanır. Bunun sonucunda size yararlı olacak diyet listesi hazırlar. Diyetisyenler, bunların dışında besinlerin işlenmesinden, depolanmasına kadar tüm adımları takip eder ve tüm bu işlemlerin sonucunda besinlerde oluşan değişimlerin insan vücudunda yaptığı etkileri de inceler. Aynı zamanda diyetisyenler, kişilere besinlerin satın alınması, saklanması ve pişirilmesi konusunda rehberlik yaparlar.
Hastaların, psikolojik destek ihtiyacını gitmiş oldukları diyetisyen sağlar ve onların motivasyon kaynağı olur. Bu son derece önemli bir noktadır. Kişilerin kendilerini güvende hissetmesini sağlar ve tedavinin sonucunu olumlu etkiler. Bazı özel hal ve durumlarda da diyetisyen desteği almak çok önemlidir. Hamilelik ve hamilelik sonrasındaki süreçte hastaların bebeklerinin sağlığı ve kendi sağlıkları için hemde hamilelik sürecinde aldıkları fazla kiloları sağlıklı bir şekilde verebilmeleri adına diyetisyen desteğine ihtiyaçları olacaktır.
Kişiler, daha sağlıklı vücuda sahip olmak adına diyetisyene gidebilirler. Kilo almak, zayıflamak ya da sabit kiloyu koruyarak gün içinde ihtiyaç duyulan besin miktarını net olarak öğrenip beslenmeyi ona göre düzenlemek için de destek alınabilir. Özel beslenme programına ihtiyaç duyulan bazı durumlar ve hastalıklar vardır. Bunlar arasında insülin direnci, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, gebelik gibi birçok durum bulunuyor. Kişiler bilinçli davranarak diyetisyene başvurmalı ve belirlenen listeye tamamı ile sadık kalmalıdır.
Diyetisyenlerin, diğer görevi de yaşadıkları toplumun beslenme alışkanlıklarını gözlemleyerek yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi için çalışmalar yapmalarıdır. Toplum, yeterli ve dengeli beslenme üzerine eğitilmelidir. Ayrıca kişilere nasıl daha ekonomik şekilde beslenebilecekleri anlatılmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar diyetisyenler ile iş birliği içinde olup, ilkeleri ve çalışanlarının fiziksel aktivitesi(spor) doğrultusunda en uygun diyet listesini hazırlatarak menü oluşturmalı. Bu menüler; günlük, haftalık veya aylık olabilir. Aynı zamanda özel hastalığı olan kişiler de tespit edilerek onlar için uygun olacak ayrı listeler hazırlanmalı.

Diyetisyenin Görevleri Nelerdir?
Diyetisyen; kişilerin besin ihtiyaçlarına göre uygun yemek planlayan ve tarif geliştiren, beslenme hakkında eğitim veren, besinlerin kalite kontrolünü sağlayan ve beslenmenin ekonomik bir şekilde standartlara uygun olarak yapılmasını sağlayan kişilerdir.
Üniversitenin 4 yıllık eğitim veren Beslenme ve Diyetetik bölümünü tamamlamış, Sağlık Bilimleri Fakültesini ‘Diyetisyen’ unvanını alarak tamamlamış ve bu mesleği uygulamak için sahaya çıkmış kişilerdir.
• Diyetisyenler tüm bireylerin sağlığının korunmasını, geliştirilmesini ve yaşam kalitesinin artırılmasını amaçlamaktadırlar. Beslenme ilkeleri doğrultusunda kişilerin ihtiyaçlarına göre bireysel ve toplu beslenme için plan ve programları düzenlemektedirler.
• Diyetisyen, tüm besin öğesi, besin ve beslenme biçiminin yol açtığı sağlık sorunlarını araştırıp, değerlendirir ve çözüm aramaktadır. Besinlerin ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak bireylerin doğru kullanımını sağlamak ve besin denetimleri yapmaktadır.
• Kişilerin fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşamı alışkanlık haline getirmektedir. Diyetisyen, bu yaşam biçimini benimseterek bireyi ve toplumu doğru bilgilerle eğitmektedir. Diyetisyenler, bu konularda makaleler yazarak, toplum sağlığını destekleyen hizmetlerde bulunmalıdır.
• Genetikte var olan ya da sonradan ortaya çıkan hastalıklar ve diğer durumlarda tıbbî ve cerrahî tedavilere uygun, doğal bitki ve tedaviye etkisi olan besinlerin içeriklerine göre diyet programı düzenlemektedir.
• Diyetisyen, beslenme eğitimi programları hazırlar ve bu programları bireye uygulamaktadır. Eğitim programlarının sonuçlarını takip etmektedir.

Diyetisyeninize Nasıl Karar Vermelisiniz?
Beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olan kişiler ideal kilolarına gelme süreçlerinde sağlıklı beslenme ve diyet programlarını egzersiz programıyla birlikte desteklediğinde kalıcı olarak kilo verecek ve kısa sürede sağlıklı şekilde ideal beden yapısına kavuşacaklardır. Bu süreçte size eşlik edecek olan ve zayıflama programlarınızı oluşturacak olan diyetisyeninizi belirlerken size özel programlar oluşturup oluşturmamasına dikkat etmelisiniz.
• Bu programlar oluşturulurken sizin yaş, boy, cinsiyet, yaşam ve çalışma koşullarınızın göz önünde bulundurularak uygulayabileceğiniz ve hayatınıza eşlik edebilecek programlar oluşturabilecek diyetisyen olmasına özen göstermelisiniz.
• Ayrıca diyetisyeninize sürekli ulaşma imkanınızın olması en büyük tercih edilme nedeni olmalıdır.
• Restauranta yemek yemeğe gittiğinizde ne yiyeceğinizi bilemiyorsanız hemen diyetisyeninizden yardım almalı ve aşırı kalori alımından kaçınmalısınızdır ya da öğün mü atladınız? Diyetinizin bozulmaması ve kilo verme sürecinize devam edebilmek adına günün devamında nasıl beslenmeniz gerektiğini diyetisyeninizden yardım alarak öğrenmelisiniz. Bu sayede kilo verme süreciniz çok keyifli bir hal alacak ve kısa sürede hedeflediğiniz ideal bedene kavuşacaksınız.
• Ayrıca sizi sürekli motive edebileceğine inandığınız diyetisyen ile çalışmalısınız. Dönem dönem motivasyon kayıplarına bağlı diyet programları bırakılmakta ve kendinize olan inancınızı yitirmek gibi problemler yaşadığınızda sizi motive eden ve kaldığınız yerden devam etmenizi sağlayacak olduğuna inandığınız diyetisyene karar vermelisiniz.
• Diyetisyeninizin her yönden donanımlı olmasına dikkat etmeli ve özgeçmişini araştırmalısınızdır. Hangi alanlarda çalışmalarının olduğunu belirleyip sizin beklentilerinizi karşılayabilecek olduğundan emin olduktan sonra o diyetisyenle çalışmaya başlamalısınız.
• Diyetisyen ile danışanın kuracağı güçlü ilişkiler sayesinde motivasyon çok daha kolay sağlanacaktır. Diyetisyenleri mutlaka ilişkiler konusunda sosyal ve psikolojik anlamda tam donanımlı olacak şekilde geliştirilmesi önemlidir.
• Hastaların beklentileri hedefledikleri kiloya bir an önce hatta hemen ulaşmak olacaktır. Bu sürece hızlı değilde daha uzun bir periyoda karşılaşıldığında diyet başarısız gibi görülebiliyor ve motivasyon kaybedilebiliyor. Böyle durumlarla karşılaşabileceğinizi düşünerek size psikolojik olarak da en iyi geleceğine inandığınız diyetisyenler ile çalışın.

Diyetisyen Ücretleri / Fiyatları
Şehirden şehire farklılık gösteren diyetisyen ücretleri özel klinik, devlet veya özel kurumlarda da değişiklik göstermektedir. Ayrıca şehir içinde dahi semtlere göre uygulanan ücretler farklılaşmaktadır. Diyetisyen ücretlerini etkileyecek başka faktörler ise kullanılacak yöntemler, kişiye özel programlar, uygulanacak beslenme programının süresi, kilo durumuna göre danışmanlık önerileri, yapılan tetkik ve tahliller, danışanın herhangi bir hastalığının olup olmaması, kontrol gün sayısı ve saatleridir. Ayrıca diyetisyenin ünü ve alanındaki uzmanlığı ile randevu fiyatları değişebilmektedir.
Bir diyetisyenin muayene ücreti, şehir ve bölgelere göre değişir. Diyetisyenin ünü arttıkça muayene ücreti de o oranda yükselme gösterir. Genel ortalama göz önüne alındığı zaman, ilk kez muayene olup beslenme programı oluşturulacak hastalar için fiyatlar genellikle 60 TL ile 300 TL arasında değişim gösteriyor.
Fiyatlar, tercih etmiş olduğunuz diyetisyene göre değişirken, ücret ödeme sıklıkları da aynı şekilde değişiklik gösterir. Ücretler; haftalık, aylık, altı ayda bir veya yılda bir kez ödenir. Fiyatlar genel olarak aylık 80 TL ile 800 TL arasında belirleniyor. Yine de en doğru bilgiyi, beslenme uzmanının sekreterinden edinebilirsiniz. Elde edeceğiniz olumlu sonuçları düşündüğünüzde, ücret tercih kriterleriniz arasında ilk sırada yer almamalı, asıl odak noktanız diyet hizmet kalitesi olmalıdır.
Diyetisyen Seansları Nasıl Olur?
Diyetisyen kişiye özel beslenme programını planlamak amacıyla seans gerçekleştirmektedir. Bireysel programın yanı sıra hamilelikte beslenme, emzirme döneminde beslenme, çocuk beslenmesi, obezite beslenmesi, aile beslenmesi, menopoz döneminde beslenme, ergen beslenmesi, yaşlılık döneminde beslenme, stres ve depresyonda beslenme ve beslenme eğitimi veren diyetisyenin seans içerikleri farklılık göstermektedir.
• Diyetisyen danışanıyla yaptığı seanslarda hem sağlık açısından hem de psikolojik açıdan kişinin istediği vücut görünümüne sahip olmasını amaçlamaktadır. Danışanın sağlık durumu öncelikle dikkate alınırken yaşam biçimi ve alışkanlıkları ayrıntılı bir şekilde öğrenilmektedir.
• Vücut analizi yapıldıktan sonra danışan analiz hakkında bilgilendirilmektedir.
• Danışanın ideal kilosu belirlenir ve süreçlerin takip edilmesinin önemi anlatılmaktadır.
• Herhangi bir hastalığa sahip olup olmaması, kullanılan ilaçlar, alışkanlıklar ön planda olacak şekilde bireylerin metabolik hızları, alması gereken enerji gereksinimleri belirlenerek uygun diyet programı hazırlanmaktadır.
• Beslenme programı danışanın uyuma saatleri, çalışıyorsa çalışma koşulları, ekonomik durumu, tek yaşayıp yaşamama durumuna göre şekillenmektedir.
• Diyetisyen beslenme programını yazdıktan sonra beslenme eğitimi vermektedir. Besinleri pişirme ve saklama koşulları hakkında danışan bilgilendirilmektedir. Gün içerisinde beslenme saatleri ve öğünleri kişiye özel belirlenerek danışana anlatılmaktadır.
• Beslenme programı kişiye özel haftalık veya aylık olarak değiştirilmek şartıyla kontrol muayeneleri sağlanmaktadır. Vücut analizi tekrardan alınarak önceki analizlerle karşılaştırılma yapılmaktadır. Diyetisyen doğrultusunda sağlıklı yaşam biçimi benimsetilerek beslenme düzeni devam ettirilmektedir.

Neden Diyetisyene Başvurmalıyım?

• Bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi, yaşam kalitesinin artırılması ve geliştirilmesi için bir beslenme uzmanından yardım alınması gerekmektedir. Günümüz sağlık sorunlarının büyük bir kısmını oluşturan obeziteye sahip ya da obeziteden korunmak amacıyla diyetisyene danışılmalıdır.
• Diyetisyen kişilerin besin ihtiyaçlarına göre beslenme programı geliştireceğinden bireyin alması gereken enerjiyi hesaplayıp uygulamaktadır. Kişiyi bu düzene alıştırır ve sürekliliğini sağlamaktadır.
• Bazı alanlarda diyetisyenlerin rolü çok büyüktür. Gebelik öncesi, sonrası ve gebelikte beslenme, hastalıkların vücuda tepkisine bağlı olarak beslenme, bebek-çocuk beslenmesi, sporcu beslenmesi ya da yetişkin beslenmesi destek alınması gereken konular içerisinde yer almaktadır.
• Diyetisyen eğitim aldığı için danışanın yaşı, cinsiyeti, herhangi bir sağlık problemine sahip olup olmadığı, kullanılan ilaçlar, kan değerleri hakkında bilgi sahibi olup yeterli ve dengeli beslenmeyi amaçlamaktadır.
• Ayrıca zayıf olarak nitelendirilen bireylerin sağlığına kavuşması, alması gereken enerjinin hesaplanması ve kişiyi ideal kiloya kavuşması için de diyetisyenden destek alınmalıdır.
• Diyetisyene danışmak için herhangi bir hastalığa sahip olmayı beklememek, sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmek için yaşam boyu bu bilgileri kullanmak gerekmektedir.

Diyetisyen Tavsiye

• Diyetisyen seçimi yapılırken, diyetisyenin sahip olduğu diploma, geçmişteki tecrübeleri, çağa ayak uydurup yeni ve güncel bilgileri kullanabilme becerisi, hastalarına olan yaklaşımı, elde ettiği başarı sonuçları dikkat edilen kriterler arasında yer alıyor.
• Günümüzde diyetisyenler, sosyal medya aracılığı ile tanıtım yapıp ün kazanırken, hastalar da ünü fazla olan diyetisyenleri seçme eğiliminde oluyor. Sanatçılar gibi göz önünde olan kişilerin önerisi o diyetisyenlerin daha çok tercih edilmesine sebep olmaktadır. Artan ün sonucunda fiyatlar da arttığı için bazı kişiler diyetisyene gitmeyi ertelese de sağlıklı araştırma sonucunda hem kendilerine hem de maddi durumlarına uygun diyetisyen bulabiliyorlar.
• Hiçbir test yapmadan, kişi hakkında bilgi edinmeden, şablon olarak hazırlanmış diyet listelerinin uygulanmasını öneren beslenme uzmanı, tercih edilmemelidir. Beslenme uzmanları, hastasının isteklerini göz ardı etmeden, hasta ile ortak çalışma yaparak çok daha başarılı sonuçlar elde ediyorlar.
• Diyetisyen seçimi yaparken, diyetisyenin öz geçmişi hakkında bilgi alınmalı, eğer istenirse daha önce birlikte çalışmış olduğu hastaları ile de görüşülebilir. Tercih edeceğiniz diyetisyenin güler yüzlü ve sıcakkanlı olması çok büyük bir önem taşıyor. Güven üzerine kurulu bir seans hem hastayı hem de doktoru motive eder. Aynı zamanda diyetisyenin, hastasına yeterli vakit ayırması da oldukça önemlidir. Önemsendiğini hisseden kişiler daha istekli ve istikrarlı olurlar.
Beslenme uzmanını önerilir yapan en önemli özellik; beslenme uzmanının, hastasına sadece maddi çıkarlarla yaklaşmak yerine, o kişinin sağlığına değer vererek, kişi için elinden gelen tüm çabayı sarf etmesidir.
En İyi Diyetisyen
İyi bir diyetisyen seçimi yapmak, bireylerin sağlığı için çok büyük bir öneme sahiptir. Kişilerin sağlıklı şekilde kilo alıp verebilmeleri için uygun beslenme programı hazırlanması gerekir. Programın hazırlanması uzmanlık gerektiren bir iş olduğu için bu konuda herkese güvenmek yanlış seçim olacaktır.
İyi diyetisyenlerin sahip olması gerekenler arasında, en önemlisi şüphesiz ki 4 yıllık beslenme ve diyetetik diplomasıdır. Bazı kişiler, diploma sahibi olmadan, sadece deneyim ve kısıtlı araştırmalarına güvenerek bu işi yapmaya başlamış olabilir. Bu yüzden başvurduğunuz diyetisyenin gerekli diplomaya sahip olduğuna ve alanında uzman olduğuna emin olmalısınız.
Diyetisyenler, sadece beslenme bilimi konusunda bilgili olmazlar. Aynı zamanda, biyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji ve besin bilimi konusunda da yeterli düzeyde bilgiye sahiptir. Ayrıca okulda almış oldukları eğitimle sınırlı kalmayıp günümüzdeki yenilikleri ve değişiklikleri yakından takip ederler. Çünkü sahip oldukları bilgileri, her zaman güncel tutmaları son derece önemli bir konu.
Alanında uzman diyetisyenin, hastalarına karşı her zaman güler yüzlü olması gerekir. İnsanlarla sürekli iletişim halinde olmanın zorluğunu kabul edip son derece sabırlı davranması ve sevecen olması en önemli noktalardan biri. Kişiler ona gittiğinde zor günler geçiriyor olabileceği için hastalarıyla arkadaş gibi olurken aynı zamanda psikolojik destek de vermelilerdir. Hastaya, istediği zaman ona ulaşabileceklerini hissettirip güven ortamı oluşturmalı. Ancak bunu yaparken belirli bir sınır çizerek iş ve özel yaşamı birbirinden ayrı tutmaya özen göstermelidir. İşini disiplin ile yaparken ölçülü olmalı ve kişileri rencide etmemeli.
İyi diyetisyen, ezbere beslenme listelerini önermek yerine, kişilere gerekli tüm tetkikleri yapıp hastası hakkında yeterli bilgiye sahip olduktan sonra hastanın ihtiyacına yönelik, uygun diyet listesi oluşturmalıdır. Bunu yapabilmek için, alanında kendini geliştirmiş olmalı ve tüm besin maddeleri hakkında detaylı bilgi birikimi olmalı.
Kişinin, seçeceği diyetisyende araması gereken diğer özellik ise hijyen kurallarına uyulup uyulmaması. İyi diyetisyen, işini özenle yapmalıdır ve hijyen kurallarını doğru şekilde uygulamalıdır.
Diyetisyenler, meslektaşlarıyla ortak çalışarak toplumu gözlemlemeli ve kişilerin sağlığının bozulmasına sebep olan, hatalı beslenme şekillerini eğitim vererek düzeltip gerekli önlemleri almalı. Kişileri hastalıklardan koruyacak diyetleri hazırlamalı. Diyetisyenler, sorumluluk sahibi olmalılar. Sadece kendi başarısını düşünerek kişileri şok diyetlere sokmayıp önceliği hastanın sağlığına vermelidir.
İşini severek yapan, mesleğin gerektirdiği etik ve ahlaki kavramlara dikkat eden, tek amacı maddi kazanç elde etmek olmayan, ilk hedefi hastasının sağlığı olan diyetisyenler, kişilerin ilk tercihleri arasında yer almalıdır. Danışanlarına bu süreçte sağlıklı beslenme alışkanlıklarını hayat standartı haline getirmesini sağlayan ve danışanına bu süreçte hem beslenme hem de psikolojik destek verebilen kişiler olmalıdırlar.
İstanbul Diyetisyen
Diyetisyenlik hizmetleri, ilden ile değişiklik gösteriyor. İstanbul’da bulunan diyetisyen sayısı oldukça fazla gözükse de nüfus göz önünde bulundurulduğu zaman normal seviyededir.
İstanbul’da yaşayan kişilerin seçenekleri diğer illerdekine oranla daha fazla olduğu için şanslı sayılsalar da kişilerin uzman diyetisyen seçimi sırasında çok fazla kararsızlık yaşamasına sebebiyet verebiliyor. Bunun için kişiler yoğun araştırmalar yapıp sonuca varmaya çalışıyorlar.
İstanbul’da bulunan beslenme uzmanları, özel sektöre ve devlete bağlı olarak çalışmaktadırlar. Bağlı olunan kuruma göre ücretler değişiklik gösteriyor. Toplum sağlığı merkezleri ücretsiz hizmet veriyor ve hastalara danışmanlık hizmeti de sağlıyor. Bu açıdan hastanın maddi durumu elverişli olmasa da diyetisyenlik hizmeti alınabilir.
Diyetisyen arayan kişiler, sahte diyetisyenler konusunda çok dikkatli olmalıdır. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde insanlar, resmi eğitimi olmadığı halde geçmiş zamanlardaki tecrübelerine ve yeterli olmasa da sahip oldukları bilgi birikimine güvenerek diyetisyen danışmanlık hizmeti vermek isteyebiliyor. Diyetisyen hizmeti alacak hastanın, bu konuda dikkatli davranıp seçeceği kişiyi öncesinde araştırıp o kişinin diploması ve diğer özellikleri hakkında güvenilir bilgilere sahip olması gerekir.
İstanbul içinde, özel kurumlara bağlı çalışılan yerlerdeki diyetisyen ücretleri genellikle ayda 300 TL ile 800 TL arasında değişiklik gösterebilmektedir. Ücret, verilen hizmetin içeriğine, kalitesine ve diyetisyenin sahip olduğu üne doğrudan bağlı. Bu yüzden en net ve doğru bilgi diyetisyenin bağlı olduğu kurumdan öğrenilebilir. Diyetisyen seçimi sırasında ilk bakılan kriter ücret değil, kurum tarafından verilecek hizmetin kalitesi olmalıdır. Kişi ne istediğine karar verdikten sonra, istekleri doğrultusunda istediği yere başvurabilir.
Beslenme uzmanının vereceği hizmetler arasında; ideal kiloya ulaşmaya destek, özel hastalıklara uygun beslenme düzenlemek, kişilerin günlük yaşantısında daha dinç ve sağlıklı hissetmesini sağlamak adına uygun beslenme listesini hazırlamak, kişilerin yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayıp zararlı alışkanlıklarını tespit ederek bunları bırakmasına yardımcı olmak ve buna benzer daha birçok hizmet vardır.
Avrupa Yakası Diyetisyen
İstanbul Avrupa yakası iş merkezleri ve iş kuleleri ile ön plana çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinin lokomotifi istanbul’un Avrupa yakasından sağlanmaktadır. Yoğun iş temposu ve İstanbul trafiği kişileri kendi sosyal hayatlarına neredeyse zaman ayıramaz hale getirmektedir. Ancak artan eğitimli nüfus, bilinçli toplumu yaratmakta ve bu toplum zayıflama ve kilo vermek adına mutlaka profesyonel destek almak için diyetisyen ve alanında uzman doktorlara başvurmaktadır. Stresli ve yoğun yaşamın getirdiği yanlış beslenme alışkanları ve hızlı tüketim dünyası kişileri fast -food beslenmeye itmekte ve günümüzde obezite seviyesi hızla artmaktadır. İstanbul Avrupa Yakasında, kendini beslenme ve diyetetik konusunda geliştirmiş, konferans ve toplantılara katılım sağlayan, işini severek yapan, yeniliklere açık, son derece bilgili, samimi ve güvenilir beslenme uzmanları hizmet vermektedir.
Birçok kişi, diyetisyene gideceği zaman ücret konusunu düşünüp vazgeçer. Aslında yeterli araştırma yapılırsa fiyatların çok yüksek olmadığını görebilirler. İstanbul Avrupa Yakasında toplum sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak diyetisyenlik hizmeti sağlanıyor. Bunun haricinde kişiler özel kurumlara gitmek isterlerse aylık ortalama fiyat 80 TL ile 800 TL arasında değişebiliyor. Bu yüzden gidecekleri kurumu arayıp fiyat bilgisi almaları en doğrusu olur.
Kişi, gideceği kurumu, doktoru ve diyetisyeni seçtikten sonrasında randevusunu almalı ve seansları aksatmadan tedavisini sürdürmelidir.
Anadolu Yakası Diyetisyen
Anadolu yakasında kurulan yeni iş merkezleri ve yapılan yeni yerleşim alanları sayesinde bu bölgedeki nüfus giderek artmaktadır. Çalışma koşullarının zorlaşması ve kişilerin öğünlerine yeterince zaman ayıramaması kişilerde pratik bir öğün tüketme ihtiyacının doğmasınına neden olmuştur. Fast- food tüketiminin artması ve sağlıksız ürünlerin çok sık lanse edilmesi ve sürekli İstanbul trafiğinde sürekli yetişme çabasında olan kişileri yaşam koşulları sağlıksız beslenmeye itmektedir. Bu durumdan rahatsız olan kişiler ve ideal kilolarına ulaşmak isteyen kişiler kendilerine yakın olan kurumlardaki diyetisyenden yardım almalıdırlar.İstanbul Anadolu Yakasında, alanında uzman, çağımız yeniliklerini yakından takip edip kendini geliştiren, bilgi birikimi oldukça yüksek olan birçok beslenme uzmanı bulunur. Kişi, kendi beklentileri doğrultusunda uzman seçip, uygun tarihe ve saate randevu alarak süreci kolaylıkla başlatabilir.
Anadolu yakasında diyetisyenlerin en çok bulundukları alanlar; Üsküdar, Kadıköy, Acıbadem, Beykoz, Maltepe, Pendik, Kartal, Ataşehir, Çekmeköy gibi halkın yoğun yaşadığı ilçeler ve semtlerdir.
Ataşehir Diyetisyen
İdeal kilonuza gelmek, fit bir vücut yapısına sahip olmak ve metabolik rahatsızlıklarınız var ise beslenme programları sayesinde sağlığınıza kısa sürede kavuşmak istiyorsanız bir beslenme ve diyet uzmanıyla birlikte çalışmanız gerekmektedir. Eviniz veya iş yeriniz Anadolu yakasında ise Kadıköy’de yer alan diyet ve sağlıklı beslenme ofisimizi tercih edebilirsiniz. Ev-iş hayatınıza yakın bir ofis tercih etmeniz rutin kontrollerinizi düzenli bir şekilde yaptırmanıza olanak sağlar. Bu sayede istediğiniz vücut formuna en kısa sürede sağlıklı bir şekilde ulaşacaksınızdır.
İstanbul’da aşırı trafik yoğunluğundan dolayı kendisine zaman ayıramayan kişiler evlerinin bulunduğu yakada bir beslenme ve diyet danışmanlığı ofisini tercih ederse kendilerine ve ailesine daha fazla zaman ayırabileceklerdir. Çünkü trafikte kaybedecekleri zaman yerine bu zamanı kendileri için daha verimli kullanabileceklerdir. Haftalık olarak çok daha rahat yaptırabilecekleri kas – yağ ve toplam vücut su ağırlığı miktarları analizi sayesinde beslenmeye bağlı vücutlarında olan değişimleri daha yakından takip edebileceklerdir. Haftalık verdikleri kilo oranlarına bakarak daha motive olacak veya hızlandırmak adına aynı yakada olan diyetisyenleri tarafından kilo verme süreçleri diyet-egzersiz programları ile hızlandırılacaktır. Farklı bir yakada diyetisyen tercihi aşırı iş yoğunluğu ve trafik nedeniyle sizi belirli aralıklarla ekstra zaman ayırmanıza sebep olacağından sürekliliğini sağlamak zorlaşacak ve istenilen başarının elde edilememesi ile sonuçlanacaktır.
Ataşehir de tercih edeceğiniz beslenme ve diyet uzmanınız sizin metabolizmanıza, sosyo-ekonomik durumunuza ve günlük yaşam tarzınıza uygun kişiye özel bir diyet programı oluşturarak kalıcı ve sağlıklı kilo vermenizi sağlayacaktır. Bu programı size uygun bölgesel problemlerinizi göz önünde bulundurarak hazırlayacağı egzersiz programı sayesinde ise hızlandıracaktır. Metabolizma, mide-bağırsak, gıda intoleransı gibi rahatsızlığı olan kişiler için oluşturacağı kişiye özel beslenme programları sayesinde ise kişilerin yaşam standardının artmasını kolaylaştıracaklardır. Bu yüzden herkesin iş-ev lokasyonuna göre diyetisyenini tercih etmesi gerekmektedir.
Kadıköy Diyetisyen
Kadıköy semti, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda yer alan jeopolitik olarak stratejik bir öneme sahip olan ilçesidir. Hem boğaza karşı sınırın olması hemde adalar manzarası ile tüm Türkiye’de adından söz ettiren bir İstanbul ilçesidir. Kadıköy semti hem öğrenciler hemde eski İstanbul ailelerinin yoğun tercih ettiği semtlerden biri olmakla beraber, hem doktorlar hemde diyetisyenler için bir çok ofis barındırmaktadır.
Sağlıklı beslenme anlamında halkın bilinç seviyesini artırma çalışmaları yapan belediye ve özel kurumlar bulunmaktadır. Diyetisyenler tarafından da ofis açmak için tercih edilen bölgelerden birisi haline gelmiştir. Kadıköy halkının genel olarak uğrak noktaları olan, Bağdat Caddesi, Moda, Acıbadem, Kozyatağı, Caddebostan, Erenköy, Suadiye, Bostancı, Boğaz Heykeli gibi konumlar doktor ve diyetisyenlerin danışanları ile buluştuğu ve hizmet verdikleri alanlardır.

https://www.tugbayaprak.com/diyetisyen/

https://www.youtube.com/channel/UCwKrvCOQii2Pza6bYva8Z9w
submitted by DiyetisyenTugbaYprk to u/DiyetisyenTugbaYprk [link] [comments]


2020.08.23 16:09 biajansnet Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Dijital Reklam Ajansı


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça sorulan sorular için sayfayı aşağıya kaydır. Google’da insanların en çok sordukları soruları ele alarak cevap vermeye çalıştık. Biajans.NET olarak umarım sorularınıza yanıt olmayı başarmışızdır. Bu arada sorunuzun cevabı aşağıda yer almıyorsa bize mail atabilir yada Whatsapp üzerinden sorunuzu sorabilirsiniz.

WEBSİTEM YOK REKLAM VEREBİLİR MİYİM?

Evet verebilirsiniz. Reklam denildiğinde genellikle akla gelen Google Ads (Adwords) reklamları oluyor. Fakat reklamlar Google Adwords’den çok daha fazlası. Günümüzdeki teknoloji ile bugün sosyal medya üzerinden de reklam vermek mümkün. Eğer bu soruyu soruyorsanız muhtemelen websiteniz yoktur. Websitesi olmayanlara tavsiyem websitesi açmak yerine diğer reklam türleri ile başlamak olur. Örneğin; Facebook reklamları. Facebook büyük bir kitle ile reklam verebileceğiniz insanları demografik, yaş, cinsiyet, eğitim vs. gibi bir çok özelliğe göre kitlelere bölebileceğiniz, geniş bir reklam ağıdır. Üstelik Facebook reklam hesabınız üzerinden instagram içinde reklam verebilirsiniz. Sosyal medyada reklam hesabı oluşturup nasıl reklam verilir? Daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki bağlantıları kontrol edebilirsiniz.
İnstagram’da nasıl reklam verilir? Facebook’da nasıl reklam verilir? Youtube’da nasıl reklam verilir?
Sıkça Sorulan Sorular: Websitem yok reklam verebilir miyim?

GOOGLE'DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN NE YAPILIR?

Aslında bu websiteniz üzerinde nasıl çalıştığınıza bağlı olarak değişiklilik gösterir. İnternet sitenizin öncelikle arama motorlarına uyumlu bir şekilde hazırlanması gerekir. Sitenize ziyaretçi gelmesini istiyorsanız önce arama motolarının websitenizi sevmesi gereklidir. Web siteniz doğrudan erişimin dışında diğer kaynaklardan da ulaşılabilir durumda olmalı. Örneğin; bir başka web sayfasından yönlendirme, sosyal medyada etkinlik, blog ile desteklemek, backlink ve site içi site dışı bir çok çalışma gerekir. Bunu sağlamak için Google web araçları etkin kullanılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da Üst sıralara çıkmak için ne yapılır?

GOOGLE'DA ARAMA SONÇLARINDA SİTEM GÖZÜKMÜYOR!

Sorunun birden fazla sebebi olduğunu hemen hemen herkes bilir. Başlıca sorunlardan birisi doğru yapılandırılamamış olmasından ve yetersiz kalmasından dolayı Google sizi indexleyemiyor olabilir. Web tasarımcılarının bir çoğunun bazen eksik yaptığı veya websitesinde eksik bıraktığı taraflar olur. Örneğin; sitenizin içeriklerini eksiksiz girse bile optimizasyonu yarım bırakabilir. Bunu sorgulayamazsınız çünkü Google optimizasyon işlemi uzmanlık ve bilgi gerektirir. Özetle bütçenize ve web tasarımcınızın profesyonelliğine kalmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da arama sonçlarında sitem gözükmüyor!

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN WEB SİTENİZİN OLMASI GEREKİR Mİ?

Kendinize ait site oluşturmak istemiyorsanız, sosyal sayfalardaki ( Facebook, İnstagram gibi ) açacağınız tanıtım sayfaları yada e–ticaret hizmeti sunan kuruluşların bünyesinde oluşturacağınız dükkan bölümünüze ait linklerle bağlantılı reklam çalışması yapılabilir.
Bu süreçte sunacağınız ürün ya da hizmetlerin niteliklerini belirlemeli, ulaşmak istediğiniz hedef kitle ve reklam bütçenizi ayarlayarak, Google çalışma ortağı bir ajansla yola çıkmanız hedeflerinize çok daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için web sitenizin olması gerekir mi?

FACEBOOK’TA REKLAM VERMEYE NASIL BAŞLANIR?

Facebook reklamlarına bir ajans yada kendiniz-kişisel olarak başlayabilirsiniz, biajans.net uzman ekibi ile büyük ve küçük her türlü işletmenin dijital pazarlama, reklam faaliyetlerini ve hesap yönetimini sağlamaktadır.
Facebook reklamlarına biajans ile veya firma içinde kişisel yönetimiyle başlamak için temel ihtiyaçlarınız şunlardır.
Facebook sayfanız olmadan reklam verilemez, eğer Facebook sayfanızı instagram hesabınıza da bağlarsanız Facebook üzerinden Instagram reklamlarını da yönetebilirsiniz.Facebook reklam hesabınızla kampanyalar oluşturabilir, reklam setleri ayarlayabilir ya da yeniden hedefleme reklamları açabilirsiniz.
Facebook ile sadece metin odaklı reklamlar verilememektedir, reklamlarınızın doğru çalışması için en az 1 fotografa ya da 1 videoya ihtiyacınız olacaktır.Biz Facebook reklamları için videoların kullanılmasını öneriyoruz, bu sayede reklamlarınızdan daha fazla verim ve istatistik elde edebilirsiniz.
Sektörünüz yada ürününüzle ilgili hedef kitleyi iyi tanımalısınız ve detaylı hedeflemelerde daraltmaları kullanarak daha iyi hedeflemeler yapmalısınız.
Amaçlar ve tanımlar iyi yapılmış olmalı, hedef kitlenizi iyi seçtikten sonra kampanya türünüzü en iyi şekilde ayarlamalısınız, trafik reklamları ile ilk öncelik satış olmayacaktır, aynı şekilde marka bilinirliği reklamları ile doğrudan bir trafik artışı beklenemez, hedef kitle ve firmanın reklam amacına göre reklam türünüzü iyi optimize etmelisiniz.
Facebook Pixel veri takip kodunun web sitenize entegre edip doğru çalışmasını sağlayarak tıklama başına maliyetler gibi parametrelerinizi takip edebilirsiniz.
Not: Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? adlı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook’ta Reklam Vermeye Nasıl Başlanır?

İNSTAGRAM REKLAMLARINI NASIL VEREBİLİRİM?

İnstagram Reklamlarını Facebook üzerinden oluşturuyoruz. Başlamak için, Facebook’un reklam yöneticisi bölümüne gidin ve “oluştur ” seçeneğine tıklayın. Tabi bir Business hesabınızın olması gerekiyor.
Yapmanız gereken ilk şey, reklam verme amacınızı seçmektir. Reklam verme amacı, potansiyel müşterileriniz reklamınızı gördüğünde yapmasını istediğiniz eylemdir.
Ya da Sadece marka bilinirliğinin arttırılmasını mı istiyorsunuz ?
O zaman marka bilinirliği seçeneğini seçmelisiniz.
Satış mı yapmak istiyorsunuz ?
o zaman dönüşüm reklamları arasından bir seçenek seçmelisiniz.
Müşterilerinizin form mu doldurmasını istiyorsunuz ?
Yanında bir huni amblemi olan potansiyel müşteri bulma yani form reklamlarını seçmelisiniz.
Tam olarak hangi eylemleri yapmak istediğinizi düşünün ve bu hedefi reklam oluştururken seçin.
Daha detaylı bilgi edinmek için; İnstagram Reklamları isimli sayfamıza bir göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklamlarını nasıl verebilirim?

REKLAMLARIMIN GOOGLE’DA 1. SIRADA OLMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİM?

Ortalama olarak, arama sonuçlarının ilk sayfasında veya üst kısmında gösterilen reklamlar, diğer arama sonuçları sayfalarındaki reklamlara kıyasla çok daha fazla tıklama alır. Google Ads, reklamların bu değerli konumlarda gösterilmesini sağlamak için teklifleri belirlerken kullanabileceğiniz tıklama başına maliyet (TBM) teklif tahminleri sağlar.
Bu makalede ayrıca ilk sayfada görünme, sayfa üstünde görünme ve ilk konum teklifi tahminleri ve bunların nasıl bulunacağı açıklanmaktadır.

Teklif tahminleri hakkında

Bir arama sorgusu anahtar kelimenizle tam olarak eşleştiğinde reklamlarınızın arama sonuçlarının ilk sayfasında gösterilmesine yardımcı olmak için, Anahtar kelimeler sekmesinde 3 tür teklif tahmini vardır.
İlk sayfa teklifi tahmini: reklamın, arama sonuçlarının ilk sayfasında herhangi bir yerde gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
Sayfanın üstünde görünme teklifi tahmini: Reklamın, ilk sayfadaki arama sonuçlarının üstünde yer alan reklamlar arasında gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
İlk konum teklifi tahmini: Reklamınızın ilk reklam konumunda gösterilmesi için ayarlamanız gereken tahmini teklif tutarıdır.
Kaynak: Google Ads Yardım
GOOGLE’DA REKLAM VERMEK İSTEYENLER İÇİN 10 İPUCU
Sıkça Sorulan Sorular: Reklamlarımın Google’da 1. sırada olmasını nasıl sağlayabilirim?

GOOGLE’DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN SEO MU YOKSA GOOGLE ADWORDS MÜ?

Bu aslında sizin ne kadar aceleniz olmasına bağlı olarak tercih meselesidir. Yani kısaca anlatmak gerekirse, eğer yeni başlamış ve 1 yıl sonrası için bir satış yada hizmet planınız varsa bu 1 yıl için reklam vermeniz çok bir şey değiştirmez. 1 yıl boyunca SEO ile web sitenizi destekleyebilir ve sonrasında zamanı geldiğinde reklam verebilirsiniz.
Bir diğer yoldan siteniz aktif ve hizmet veren bir web sitesiyse ve organik aramalarda google’da çok gerilerdeyseniz potansiyel müşterileriniz size ulaşamaz. İşte burada da Adwords devreye giriyor. Yani SEO yapılmamış bir sitenin alt yapısı çok sağlam olmadığından senelerce hizmet vermiş olsun yinede google’da 1.sayfaya gelemez böyle bir durumda reklam vermek en mantıklı yoldur.
Bir diğeri ise ikisi bir arada, yani hem SEO hemde Adwords ile ilerlemek. Bu en çok önerdiğim yoldur. Çünkü Google’da reklam verirken bile, örneğin seçtiğiniz anahtar kelimeler bile sayfanızda yer almıyorsa kalite puanınız düşer. Yine aynı zamanda doğru açılış sayfalarınız yoksa seçtiğiniz anahtar kelimeyi mecburen aanasayfaya yada en yakın olan bir sayfaya yönlendireceksiniz ve buda adwords için alakasız olacaktır, kalite puanınız düşecektir. Bu arada Adwords’de kalite puanının düşük olması rakiplerinizden daha fazla para harcayarak reklam vermeniz anlamına gelir.
Ayrıca her zaman reklam verecek bir bütçeniz olmayabilir. Haftanın 3 günü reklam verdiğinizi düşünürsek geriye kalan 4 gün Google’da kaybolucaksınız. Yani görünmeyeceksiniz. Tabi SEO’nuz yoksa!
Konuyu daha kapsamlı anlattığım yazımalarıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu SEO Anahtar Kelimeler Nelerdir? Sayfa İndirme Hızı Neden Önemli?
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da üst sıralara çıkmak için SEO mu yoksa google Adwords mü?

WEB SİTEM KAÇ GÜNDE HAZIR OLUR ?

Web sitem kaç günde hazır olur? Web sitesi yaptırırken neler istediğinize bağlı olarak bu süre değişir. Örneğin tek seferlik bir site kurulumu (Sadece site kurulumu ve içerikleri girme) ortalama max 7-8 gün sürer. Fakat siteye SEO yapılacak mı? Reklam hesapları kurulacak mı? Sosyal medya hesap kurulumu-paylaşım planlama-yönetimi, backlink özel tasarım, Logo, Kurumsal kimlik oluşturma gibi bir çok şey sitenin yapılma süresini uzatır. Örneğin bir SEO yaptırmak istediğinizde aslında yukarıdaki her şeyi istemiş oluyorsunuz. Ve SEO en kısa süre olarak 6 ayda tamamlanıyor.
Peki 6 ay boyunca site kullanılmayacak mı? Tabiki kullanılacak site 1 hafta içinde kullanıma açılıyor. Sadece Google’da değerli bir konuma gelmesi, yani potansiyel müşterilerin sizi görebilmesi en az 6 ay sürüyor.
Yani kısacası düz bir sitenin tamamlanması en geç 7 gün sürer diyerek sorumuzu yanıtlamış olalım.
Sıkça Sorulan Sorular: Web sitem kaç günde hazır olur ?

İNSTAGRAM REKLAM FİYATLARI NEDİR?

İnstagram reklam fiyatları talepleriniz ve rekabetinize göre değişiklik gösterir. Bu sizin ne kadar rekabete gireceğiniz ve ne kadar kişiye gösterim yapacağınıza bağlı olarak değişir. İnstagramda reklam verirken belirleyeceğiniz tarihler yine bu fiyatı değiştirir. Yada süresiz yayınlamak gibi.
Mesela bir reklam oluşturup günlük 50 tl bütçe vererek ve süresiz yayınla diyerek reklamınızı oluşturdunuz. Bu reklam 50 tl günlük olarak her gün yayınlanacaksa aylık sizin reklam bütçeniz 1550 TL olur. Bunu aylık değilde sadece hafta sonları yayınlamak haftalık 100 TL harcamanızı sağlar. Tabi bunun yanı sıra verdiğiniz rakam karşılığında gösterim sayınızda düşü yada artış olabilir.
Google ads’de olduğu gibi Sosyal medya reklamlarında da gösterim başına ücret ve rekabet vardır. Doğru kitleyi seçmediğiniz taktirde belirlediğiniz rakamı harcarsınız fakat sitenize tıklama yada telefonunuza arama alamazsınız. Buda sizi zarar ettir.
Eğer instagram’da reklam vermek istiyor ve reklam konusunda tecrübesizseniz kendi başınıza vermemenizi bir uzman ile çalışmanızı tavsiye ederim.
İnstagram Reklamları sayfamızı inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklam Fiyatları nedir?

REKLAM VERMEK İÇİN NE YAPMALI?

Reklam vermeden önce karar vermeniz gerekiyor. Peki neye?
Tabiki reklamı nerede vereceğinize. Gogole Adwords’de mi? Yoksa sosyal medyada mı?
Buna karar verdikten sonra ise gerekli kaynaklara sahipmisiniz? Websiteniz varmı? Reklam vermeye müsait sayfalar var mı? Yada Sosyal medya hesap profillerimin durumu ne?
Reklam vermek kolay gözükebilir ama bir çok etken verdiğiniz reklamın kalitesiz olmasını sağlayabilir. Örneğin Adwords’de bir reklama çıktınız Ads’de ki anahtar kelimelerinizin web sitenizde olmaması kalite puanınızı düşürür. Ve kalite puanınızın düşmesi, rakiplerinizden daha fazla para harcayarak aynı yerde bulunmanızı sağlar. Öte yandan insanlar reklama tıkladıktan sonra açılan bir sitenin görünümüne açılma hızına bakarlar doğru sayfada olup olmamaları müşterilerinizin kararlarını değiştirir. Örneğin geç açılan bir site için potansiyel müşterileriniz beklemez zaman onlar için olduğu gibi hepimiz için önemlidir ve internette hızlı gezinebildiğimiz bir zamanda sitenizin yavaş açılmasına kim sabredebilir ki?
Yukarıda anlattığım bir kaç benzetme reklam vermeden önce düşünmeniz gerekenlerdi. Şimdi “Reklam vermek için ne yapmalı?” sorusuna gelelim..
Diyelim ki reklam vermek için hazırsınız. Ve kararlısınız.
Reklam vermek için bir uzman ile çalışmanız gerekiyor. Eğer bu konuda tecrübeniz yoksa büyük geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilirsiniz. Reklamı kendiniz vermek istiyorsanız eğer, bununla ilgili makaleler okuyup videolar izlemeniz gerekiyor. Hatta kursa giderek bir sertifikasyon programına girmeniz gerekli bunu bir meslek haline getirmeniz gerekiyor.
Ve sonrasında da yapmakta olduğunuz hale hazırda ki işinizi bırakabilirsiniz artık reklam uzmanısınız. 🙂
İşin espirisi bir kenara insanlar reklam için bir uzman kiralamak yada bir ajans ile çalışmayarak reklamı küçümseyip bende yapabilirim diyor. Ve yapıyor’da fakat yapabildiği tek şey videolarda izlediği gibi bir reklam kampanyası oluşturmak. Fakat reklam bütçesi eksilirken müşterisi reklamdan gelmiyor.
Genel bir istatistiğe göre küçük işletmelerin %67 si önce reklamı kendi veriyor ve sonrasında bir ajans ile çalışmaya başlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular: Reklam vermek için ne yapmalı?

NASIL İLK SAYFADA ÇIKABİLİRİM?

İlk sayfaya çıkabilmenizin bir den fazla yolu vardır. Sitenizin google’ın istediği gibi yayınlanması bunların en başında geliyor. Bu çok kapsamlı ve detaya giren bir konu. Örnek vermek gerekirse, İlk sayfaya çıkmanızı sağlayacak en önemli olay SEO’dur. SEO olan bir sitesi doğru seo yapılmasıyla birlikte zamanla ilk sayfaya çıkabilir.
Bir diğer yol ise Google Ads ile ilk sayfaya reklam olarak çıkabilirsiniz. Bu SEO’ya göre daha az zaman içinde 1 sayfaya çıkmanızı sağlar. Fakat reklam bütçenizin bitmesi ile 1 sayfada kalma sürenizde dolar.
Bu sebepten en iyi yol SEO ile 1 sayfaya çıkmaktır.
Dilerseniz aşağıda ki bağlantılara tıklayarak konuyla alakalı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler için 10 İpucu Dijital Reklam Ajansı Nedir? Seo Anahtar Kelimeler Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular: Nasıl İlk Sayfada Çıkabilirim?

WEB TASARIM NEDİR?

Web tasarımı, web sitesinin arama motorlarında erişilebilirliğini sağlayan, ana hatları ile kişi ve kurumları, ürün ve hizmetleri tanıtan grafik ve metinlerin bir araya geldiği kaliteli bir çalışmadır. Web tasarım nedir? denildiğinde kısaca kişi ve kurumların dijital ortamda görünen yüzü denilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Nedir?

GOOGLE ADWORDS NEDİR?

İnsanlar Google’a bir çok şey sorarlar.. Örneğin; Google Adwords nedir? yada Çengelköy’de Pizza gibi aramalar yaparlar. Bu kelimelere reklam verdiğinizde ise bu soruyu soran kullanıcının karşısına, reklamınız sayesinde sizin siteniz gösterilir. Anahtar kelimeler örnekti. Bunu kendi sektörünüz kendi hizmetlerinize göre değişen anahtar kelimeler ile kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Örneğin bir rent a car hizmeti veriyorsanız ve üsküdar’da hizmet veriyorsanızı reklam Adwords’de reklam verirken “Üsküdar’da araç kiralama” anahtar kelimesini eklediğinizde google bu kelimeyi yazan üsküdarda araç kiralama arayan kullanıcılara reklamınız gösterilir.
Yani kısacası, Google Adwords, Google aramalarda ve haritalarda işletmenizin sunduğu ürün veya hizmetlerin kullanıcılara daha kolay ulaşabilmesini sağlayan bir internet reklamcılığı sistemdir.
Sıkça Sorulan Sorular: Google Adwords Nedir?

WEB TASARIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

Web tasarım önemlidir. Çünkü düzgün ve kaliteli tasarlanmış bir web sitesi kullanıcıların gözünden bakıldığında zaman geçirmek için kayda değerdir. Ayrıca web tasarımı sadece kullanıcı açısından değil google içinde çok önemlidir. Sitenize puan verir ve index değerinizi hızlandırır. Doğru yapılmış bir tasarım ile hem masaüstü bilgisayarlarda hemde telefon, tablet gibi diğer mobil cihazlarda duyarlı çalışır.
Yani aslında web tasarım yaparak markanızı kullanıcılara ve Google kimlik olarak imaj olarak algılattırır.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Neden Önemlidir?

RESPONSİVE TASARIM NEDİR?

Responsive duyarlı anlamına gelmektedir. Yani kısacası web sayfanızın bilgisayarlardaki görüntüsünün bozulmadan tablet, telefon gibi mobil cihazlarda da aynı kalitede ufaltılmış duyarlı halidir.
Sıkça Sorulan Sorular: Responsive Tasarım Nedir?

SEO'NUN FAYDALARI NELERDİR?

Aslında bu soru çok genel ve uzun cevaplara dayanıyor. Fakat kısaca anlatmak gerekirse Seo 7/24 ücretsiz reklam vermek gibidir.
Google ads ile reklam vererek 1. sayfa da yer alabilirsiniz. Ama bunun için ödeme yapmanız gerekmektedir.
Fakat SEO ile hazırlanmış veb sitesi çalışma yaptığınız anahtar kelimelerde Google’da 1. sayfada ücretsiz ve kesintisiz olarak gösterilirsiniz.
Tabi SEO uzun vadede devamlılık gerektiren bir yoldur. Minimum 6 ay seo çalışması ile belirlenen çalışılmış kelimelerde yükselirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: SEO’nun faydaları nelerdir?

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal medya yönetimi; Dijital ortamda sayfa ve hesapların kullanılırken bunun nasıl olması gerektiğini, nasıl yollar izleneceğini, herhangi bir durum karşısında hangi yöntemlere başvurulacağını, marka tanıtım ve yönetimlerinin nasıl olması gerektiğini ve tüm bunların düzenli ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine verilen addır. Sosyal medyanın günümüzde sahip olduğu yer çok güçlüdür.
Hedef kitle belirleme sosyal medya yönetimin en önemli noktalarındandır. Yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanları belirlenen kitlenin bilinmesi gereken unsurlarındandır. Hedef kitlenin ilgisini çekmek adına anket yapılabilir. Ve hatta özel günlerde verilen hediyelerle birçok kişi çekilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Sosyal Medya Yönetimi Nedir?

MOBİL SEO NEDİR?

Mobil SEO sitenizin iç seo ayarlarını yapmanız gibi mobilede de etki edeceğini bilmelisiniz.
Eğer web sitenizi zaten arama motorları için optimize ettiyseniz, mobil SEO çalışmaları için çok da yorulmayacaksınız diyebiliriz.
Bir mobil sitenin dizaynı, kullanıcılar ve arama motoru botları için çok önemlidir. Mobil dizayn ile ilgili yapılması gerekenler:

Responsive Tasarım mı, Ayrı Mobil Site mi?

Web siteniz Mobil uyumlu değilse, vermeniz gereken en önemli karar: Mobil sitenizin; responsive mi, dinamik mi yoksa ayrı mobil site mi olacağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Mobil SEO Nedir?

ORGANİK ARAMA NEDİR?

Sitenize SEO uyguladığınızda reklam vermeden google aramalarda potansiyel müşterileriniz tarafından bulunmanızı sağlayan aramaya verilen isim Organik Aramadır.
Organik aramalarda yani reklamsız ücretsiz googleda arandığınızda bulunabilmeniz SEO ile mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular: Organik Arama Nedir?

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN ANAHTAR KELİME NEDİR?

Google reklamları için anahtar kelimeler sektörel olarak değişir. Her sektör için farklı anahtar kelimeler kullanılır. Örneğin bir ayakkabı satıcısının anahtar kelimeleri ile araba kiralama firmasının anahtar kelimeleri ortak değildir. Sektöre göre değişiklik göstermektedir.
Anahtar kelimelerinizi ayarlarken bu kelimeleri reklamlarda kullanmadan önce sitenizde de yer aldığına dikkat edin.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için anahtar kelime nedir?

NEDEN İNSTAGRAM REKLAMLARI?

İnstagram reklamları google reklamları (Google Ads) farkı tamamen sizin yaptığınız işe bağlıdır. İnstagramda ki kullanıcı kitlesi sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Yada Google aramalarda ki. Bu tamamen sizin verdiğiniz hizmetle ilgilidir.
Örneğin; Sizin kitleniz gençlerden oluşan ve sadece erkekleri baz alabileceğiniz bir kitle var. Ve bu kitleye Yüzme etkinliği yapıyorsunuz. Bunu adwords’de yapmanız daha zor ve uğraş gerektirir. Fakat instagram üzerinden bu genç kitleye görseller ile yada video ile bir reklam paylaşarak daha kısa ve net bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Fakat dediğim gibi bu kitleye adwords’de de ulaşabilirsiniz. Bu tercih meselesidir. Fakat bazı durumlarda adwords bazen instagram ve hatta bazen kitlenizin facebook’da olduğunu görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Neden İnstagram Reklamları?

FACEBOOK REKLAM MODELLERİ

Facebook size reklam verme amacınıza uygun modeller sunar. Bu reklam modelleri temelde şöyledir;
1) İnternet Sitesi Tıklamaları
2) İnternet Sitesi Dönüşümlerini Artırma
3) Sayfa Tanıtımını Yapma
4) Gönderileri Öne Çıkarma
5) Uygulama Yüklenmesini Sağlama
6) Uygulama Etkileşimini Artırma
7) İşletmenizin Yakınındaki Kişilere Erişme
8) Etkinlik Katılımını Artırma
9) İnsanların Teklifinizi Almasını Sağlama
10) Video görüntülemeleri
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklam Modelleri

FACEBOOK REKLAMLARI ETKİLİ Mİ?

Bu soruyu yanıtlamadan önce Facebook’un kullanım oranlarına dair kısa bir bilgi verelim. Facebook, son rapora göre toplamda aylık 2,13 milyar kullanıcıya sahip. 7,6 milyar olan dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda her 3-4 kişiden birinin aktif olarak Facebook kullandığını söyleyebiliriz. Üstelik Facebook’ta hemen hemen her kesimden kullanıcı bulunuyor. Her yaştan, cinsiyetten ve meslekten kullanıcının yer aldığı Facebook’ta bu kadar çok kullanıcının olması da markaları bu kanaldan reklam yayınlamaya yönlendirdi.
Öncelikle yeni kurulan bir markanız varsa veya Facebook’ta yeni bir sayfa açtıysanız reklam çalışması oluşturmalısınız. Çünkü Facebook’un algoritması değişti. Yeni algoritmaya göre Haber Kaynağı’nda yani ana sayfada kişisel Facebook hesaplarının paylaşımları yer alacak. Bu sebeple markaların işletme sayfalarında gönderi paylaşmaları yeterli değil. Kendilerini ön plana çıkarabilmek, kullanıcıların görmesini sağlamak için reklam yayınlamak şart. Üstelik yeni kurulan bir Facebook hesabı için sayfa beğeni reklamı açılmalıdır. Mevcut takipçisi olmayan veya az olan işletme sayfalarının etkili olabilmesi de oldukça zor.
Daha fazla bilgi edinmek için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklamları Etkili mi?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/sikca-sorulan-sorula
Daha fazla sormak istediğiniz soru varsa

Bizimle Konuşmaktan Çekinmeyin

Tek seferlik Ads Kampanyası oluşturmak mı istiyorsun? Yoksa reklam hesabının aylık yönetilmesini mi? Eğer hala karar veremediysen bizimle iletişime geç birlikte karar verelim.
Bunlardan birine ihtiyacın olabilir; Web Tasarım, SEO, Sosyal medya reklamları veya Logo tasarımı. Aşağıdaki E-posta hesabına mail atabilir yada direk arayabilirsin.
Email [[email protected]](mailto:[email protected])
Call Now! +90 530 460 6357
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]


2020.02.14 14:19 karanotlar Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 1

Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 1

Sosyalizme Çağrı
Landauer’in bu eserinin tarihi 1911. Henüz bir Sovyet “devrim”i yok. Fakat 1. Enternasyonal’de otoriterler ile özgürlükçüler arasında çekişmeler ve tartışmalar olmuş, anarşistler bir komplo ile uzaklaştırılmış ve etkileri devam etmekte. Landauer’in o zamandan bugüne dair gerek Marksizme getirdiği eleştiriler ve gerekse “devrim” denen şeyin ne olduğu ve olması gerektiğine dair fikirleri entelektüel kaygılara sahip insanlar için bugün dahi dikkate değer önemdedir kanısındayım. Bu duygularla iyi okumalar diliyorum.
Alişan Şahin
İkinci Basıma Önsöz
Devrim geldi, gerçi ben onu bu şekilde beklememiştim. Savaş ise tam da beklediğim şekilde geldi ve bu savaşta ben yenilgi ve devrimin amansızca yaklaştığını çok geçmeden gördüm.
Gerçekten içten bir hoşnutsuzlukla söylüyorum: Şimdilerde işbu (kitabım)Sosyalizme Çağrı’da ve dergim Sosyalist’teki makalelerde özde haklı olduğum anlaşılmıştır. Almanya’da siyasal bir devrim henüz gerçekleşmemişti; şu anda tamamlanmıştır ve eğer tepki, yeni imtiyazlı güçlerin yeniden tesis edilmesini sağlayacaksabundan sadece devrimcilerin bilhassa yeni ekonomiyi ve dahi yeni özgürlüğü ve self-determinasyonu (kendi kaderini tayin hakkını) inşa etmedeki yetersizlikleri sorumlu tutulabilir. Tüm Marksist Sosyal Demokrat partiler, tüm çeşitleri dâhil, siyasal pratik ortaya koyma, insanlığın anayasasını ve onun popüler kurumlarını ve emek ve barışı temsil eden bir hükümet kurma (konularında) acz içerisindedirler, tıpkı sosyal hadiselerle ilgili teorik kavrayışa erişememelerinde olduğu gibi. Nitekim bunu, savaş sırasında ve sonrasında, Almanya’dan Rusya’ya, temelde birbirileriyle ilişkili ve ilginç bir biçimde bağlaşık olan militarist heveslerinde ve ruhsuz ve yaratıcı olmayan terör devirlerinde korkunç bir şekilde göstermişlerdir. Bununla birlikte, hem bazı gazete haberleri hem de umudumuzun mağfiret ve mucize için titrek arzusu tarafından öne sürüldüğü üzere, eğer doğruysa, Rus Bolşevikleri, Avusturya’da Friedrich Adler ve Almaya’da Kurt Eisner tarafından sergilenene nazaran, benzer bir biçimde güzel ve hatta daha da dönüştürücü bir büyüme ile, kendilerinin, kendi teorik dogmatizmlerinin ve kısır eylemlerinin üzerinden yükselmiş ve merkeziyetçilik ve militer-proleter otoriter örgütlenmeye karşı federasyona ve özgürlüğe öncelik vermiş; yaratıcı hale gelmiş ve Rus köylüsünün ruhu, Tolstoy’un ruhu, tek bir sonsuz ruh ile (ki bu ruh gerçekte Marksizimden çok devrimin ilahi ruhundan kaynaklanmaktadır) sanayi işçisi (meselesinin) ve içlerindeki ölüm müderrisinin üstesinden gelmiştir. (Devrimin ilahi ruhu) ihtiyacın sıkı denetimi altında ve hızlı mancınığında insanın (özellikle Rus insanının) ruhunda gömülü katmanları ortaya çıkarmış ve bilinçaltı gücün gizli kaynaklarını açmıştır.
kapitalizm, kendisinden beklenen yavaşça ve barışçıl bir şekilde sosyalizme dönüşme ilericiliğini sergilememiştir; ne de ani, mucizevi bir çöküş ile sosyalizm üretmiştir. Ve şer, baskı, hırsızlık ilkesinin ve incelikten yoksun şablonun (rutinin) mucize gerçekleştirmesi nasıl beklenilebilir?
Ayrıca kapitalizm, kendisinden beklenen yavaşça ve barışçıl bir şekilde sosyalizme dönüşme ilericiliğini sergilememiştir; ne de ani, mucizevi bir çöküş ile sosyalizm üretmiştir. Ve şer, baskı, hırsızlık ilkesinin ve incelikten yoksun şablonun (rutinin) mucize gerçekleştirmesi nasıl beklenilebilir? Bu zamanlarda, rutin, habis bir musibete dönüştüğünde, devrime öncülük etmesi gereken, mucizeleri gerçekleştiren ruhtur; bu cihetle, ruh, Alman İmparatorluğu’nun anayasasını bir gecede değiştirmiş, Alman profesörlerinin dokunulmaz bir şekilde kutsal olduğunu düşündüğü hükümet yapısını Alman mülk sahibi ve sanayici olan asilzadelerinin eski dönemlerine indirgemiştir. Hükümet çökmüştür; sosyalizm tek kurtuluştur. Sosyalizm, kesinlikle kapitalizmin gelişmesi (tomurcuk vermesi) sonucunda meydana gelmemiştir; sosyalizm, öz olmayan babasının cesedinin çürüdüğü kapının arkasında bekleyen varis ve reddedilmiş oğuldur. Milli servetin ve görkemli ekonominin zirvesi olarak o güzel toplum bedenine de eklenemez; sosyalizm kaosun ortasında neredeyse hiç yoktan yaratılmalıdır. Çaresizlikle sosyalizme çağrı yaptım; fakat o çaresizliğin içinden büyük bir umut ve neşeli bir çözüm çıkardım ve ben ve benim gibilerin kalplerimizde beslediği çaresizlik daimi bir hale dönüşmedi. Şu anda inşa işine başlaması gerekenler umut, çalışma arzusu ve dayanıklı bir yaratıcılıktan yoksun olmasınlar.
Burada çöküşle ilgili söylenen her şey tümüyle sadece şu anki Almanya’ya ve gönüllü ya da gönülsüz Almanya’nın kaderini paylaşan uluslara uygulandı. Söylendiği üzere, kapitalizm haddizatında kendisine içkin imkânsızlığın sonucu olarak çökmüş değildir; otokrasi ve militarizm ile beraber hareket eden bir grup ulusun kapitalizmi, askeri olarak daha zayıf, kapitalist olarak daha güçlü bir alanda, en nihayetinde kendi halkının popüler öfkesinin volkanik patlaması ile birlikte liberal bir biçimde yönetilen diğer bir ulus grubu tarafından yıkılmıştır. Daha zeki kapitalizm temsilcisi olan diğerinin ve emperyalizmin çöküşünün ne zaman ve ne şekilde olacağına dair kehanette bulunmayacağım. Herhangi bir devrimin gerçekleşmesi için gereken toplumsal sebepler her yerde mevcuttur. Ancak, bir devrimin bir hedefe doğru ilerlemesi ve bir isyandan fazlası haline gelmesi için tek neden olan siyasal özgürlük için duyulan ihtiyaç, demokratik siyasi devrimleri tecrübe etmiş ülkelerde değişken güce sahiptir. Aşağıdakilerin bariz olduğu görünmektedir: bir ülkede özgür politik hareketlilik ne kadar çoksa hükümet kurumlarının demokrasiye uyumu da o kadar fazladır; toplumsal zorluklar, adaletsizlik ve yozlaşma en nihayetinde devrim hayaletini ve neticesinde hepsi de çok gerçek olan iç savaşı ürettiği zaman, sosyalizmi tesis edecek adımlar derhal atılmazsa mücadele de bir o kadar berbat ve verimsiz olacaktır. İlk kez İsviçre’de –savaş, savaş vurgunu, İsveç savaş-ersatzı (ikamesi) ve İsveç olmayan savaş-yolsuzluğu ile çirkin bir tertip içerisinde ortaya çıkan belirtiler, yaratıcı çalışmayı talihsiz bir şekilde zalim aşırılıklardan ve aralıklı (yaşanan ) vahşetten ayırabilecek herhangi biri için yeterince açıktır.
Çünkü devrim sadece siyasal olabilir. Esir edilmiş kitleler, toplumsal baskı ve ekonomik zorluklardan azat olmayı da istemezlerse eğer, devrim onların desteğini kazanamaz. Bununla birlikte, toplumsal kurumların, mülk ilişkilerinin, ekonomi biçimlerinin dönüştürülmesi devrim kanalıyla olamaz. Bu meselelerde, aşağıdan gelen hareket sadece bir şeyleri silkip atar, yok eder ya da terk eder; yukarıdan gelen hareket, devrimci bir hükümet kanalıyla olsa dahi sadece lağveder ve emreder. Oysa sosyalizm yeni bir ruhtan inşa edilmeli, tesis edilmeli, örgütlenmelidir. Bu yeni ruh devrimde fazlasıyla ve tutkuyla bulunmaktadır. Robotlar insana dönüşürler. Soğuk, tahayyülsüz insanlar şevkle ateşlenir. Statükonun tamamı, buna pozitif ve negatif düşünceler de dâhildir, şüpheye kapılır. Daha önce sadece bencil çıkara odaklanan akıl rasyonel düşünüşe dönüşür ve odalarında oturan ya da huzursuzca odalarını arşınlayan binlerce insan hayatlarında ilk kez ortak refah için planlar yapar. Her şey lehte ulaşılabilir olur? İnanılmaz mucize, imkân alanına getirilir. Aksi halde ruhlarımızda, sanatın yapılarında ve ritimlerinde, dinin inanç-yapılarında, rüyada ve aşkta, dans eden ağaç dallarında ve parıldayan bakışlarda saklı olan gerçeklik, bundan böyle memnuniyet için baskı yapar. Fakat, eski tekdüze yolun ve boş taklidin devrimcilerin yerini alacağı ve onları, toplumun dönüştürülmesinin sadece aşk, emek ve sessizlikle mümkün olacağını bilmeyen ya da bilmek istemeyen çınlayan retoriğe sahip kaba jestli sığ, kültürsüz radikallere dönüştüreceği şeklindeki o muazzam tehlike hala ortada durmaktadır.
Acı çeken adam, sen hala bariz ve çocukça kolay çözümün önünde çaresizce duruyor musun? Bu ihtiyaç anında dahi senin de siyasal eylem saatin miydi? Çok uzun zamandır beklediğin için, içgüdülerini yitiren ve akılla aptallaştırılan hayvanlar gibi misin?
Onlar, geçmiş devrimlerin tecrübelerine rağmen bir başka hususu dagözardı etmektedirler. Tüm bu devrimler ulusların büyük bir yenilenmesi, köpüren bir tazelenmesi, yüksek bir noktasıydı; fakat kalıcı sonuçları azdı. Nihayetinde, sadece siyasal hak mahrumiyeti biçimlerinde değişiklik getirdiler. Siyasal özgürlük, olgunluk, samimi gurur, self-determinasyon ve kitlelerin birleştirici bir ruhta organik, tüzel (corporative) insicamı, kamusal yaşamda gönüllü birlikler- tüm bunlar, sadece büyük bir uyum ile, ekonomik ve toplumsal adalet ile, sosyalizm ile elde edilebilir. Hristiyanlığın tüm insanların çocuklarının köken, haklar ve kader bakımından eşitliğini teyit ettiği çağımızda gerçek toplumlardan (community) müteşekkil milletler topluluğu (commonwealth) nasıl olabilir; kölelik, mirastan mahrumiyet ve sürgün her şekil ve kılıkta var olmaya devam edecekse, tümüyle kendi kendini gerçekleştiren, heveslice ilerlemeci erkeklerin ve derin, güçlü kadınların dinamik ruhu ile dolu özgür bir kamusal yaşam nasıl olabilir?
Ruhu iktidara taşıyan ve onu en güçlü zorunluluk ve belirleyici uygulama kılan siyasal devrim, sosyalizm için, yenilenmiş bir ruhla koşulların değişmesi için yolu açabilir. Fakat resmi buyruklar insanıen fazla hükümetin köleleri olarak ordu-benzeri bir ekonomiye dahil eder; yeni adalet ruhu kendi ekonomi biçimlerini yaratmalıdır. Burada mülahaza, uzun vadeli bir bakış açısıyla anın ihtiyaçlarını kapsamalı ve onları gayretli bir biçimde şekillendirmelidir. Önceden sadece bir ideal olan, devrimden doğan yenilenme çalışması ile gerçekleşir.
Sosyalizm için ihtiyaç ortadadır. Kapitalizm çökmektedir. Kapitalizm artık işlememektedir. Kapitalin işlediği aldatmacası bir baloncuk gibi patlamıştır. Kapitalisti kendi iş türüne, servetini tehlikeye atmasına, teşebbüsün liderliğine ve yönetimine çeken tek şey, yani kar, kapitalisti artık çekmemektedir. Kapitalin, çıkarın, tefeciliğin çağı sona ermiştir; deli savaş karları ölüm dansıydı. Almanyamızda helak olmayacaksak, kelimenin tam manasıyla helak olmayacaksak tek kurtuluş bencil olmayan, kardeşlik ruhu ile yapılan, uygulanan ve örgütlenen emek, gerçek emektir. Emeğin yeni biçimleri geliştirilmeli; emek, sermayeye ödenen haraçtan azat edilmelidir; fasılasız yeni değerler ve yeni gerçeklikler yaratılmalı, doğanın ürünlerini insan ihtiyaçları için dönüştürmelidir. Emeğin verimlilik çağı başlıyor; eğer böyle değilse yolun sonuna gelmişiz demektir.
Teknoloji hem uzun zamandır hem de yeni keşfedilen doğal güçleri insanın hizmetine sunmuştur. İnsanlar dünyayı ne kadar çok ekip biçip ürünlerini dönüştürürse hasat da o kadar zengin olur. İnsanlık onurluca ve bakım olmaksızın yaşayabilir. Kimse kimsenin kölesi olmak zorunda değildir, kimse dışlanmak ve mirastan mahrum edilmek zorunda değildir. Emek, yaşamın aracı, çetin bir işkenceye dönüşmek zorunda değildir. Herkes ruha, tine, oyuna ve Tanrıya açık olarak yaşayabilir. Devrimler ve onların acı verici uzun, baskıcı tarih-öncesi bize öğretmiştir ki sadece en uç sıkıntılar, sadece tam bir ümitsizlik hissi insan kitlelerinin aklını başına getirir, o akıl ki akıllı insanlar ve çocuklar için her zaman doğal bir biçimde gelir; eğer bu mukadder saatte, akıl, sosyalizm, ruhani liderlik ve bu ruhaniyete riayet insanın aklına düşmezse, hangi dehşetleri, yıkımları, zorlukları, afetleri, vebaları, yangınları ve vahşi zalimlikleri beklemeliyiz?
Şimdi, en büyük ihtiyaçtan en büyük erdemin nasıl tesis edilmesi gerektiğini ve de kapitalizm çöküşü sonrasında yeni emek şirketlerini ve yaşayan kitlelerin baskılayıcı ihtiyaçlarını tüm dünyaya haykıracağım.
Asalak efendi olagelen sermaye, hizmetçiye dönüşmelidir – fakat bu, toplumu, karşılıklılığı, takas eşitliğini temsil eden bir sermaye biçimi olmalıdır. Acı çeken adam, sen hala bariz ve çocukça kolay çözümün önünde çaresizce duruyor musun? Bu ihtiyaç anında dahi senin de siyasal eylem saatin miydi? Çok uzun zamandır beklediğin için, içgüdülerini yitiren ve akılla aptallaştırılan hayvanlar gibi misin? Böbürlenen kibrinde ve kalbinin miskinliğinde var olan hatayı hala görmüyor musun? Yapılması gerekenin ne olduğu o kadar açık ve basittir ki her çocuk bunu anlar. Vasıtalar oradadır; etrafına bakan kim olursa olsun onu görür. Devrime yol açan ruhun zorunluluğu büyük tedbirler ve taahhütler üzerinden bize yardımcı olabilir. Bu ruha boyun eğin; küçük çıkarlar buna engel olmamalıdır. Fakat tümüyle uygulanması koşulların ve hatta kitlelerin ruhları üzerinde birikmiş yığınla moloz tarafından engellenmektedir. Devrimi getirmek ve mevcut sistemi çökertmek için bir yol açıktır, hiç olmadığı kadar açıktır: küçük çapta işe başlamak için ve gönüllü olarak, derhal, tüm taraflar, sizler çağrılıyorsunuz, sizler ve arkadaşlarınız!
Aksi halde sonumuz gelmiştir: sermaye ekonomik koşullar, hükümet talepleri ve uluslararası yükümlülükler yüzünden geri dönüşlerini kaybetmektedir; bir ulusun diğer uluslara ve kendi kendisine borçlu oluşu finans politikasında daha fazla borç ile ifade bulmaktadır. Fransa, büyük devrim zamanında, toprakların dağıtılması ve serflikten azat yoluyla serbest bırakılan teşebbüs ve işteki neşe ile başlayan büyük uyum ile eski rejimin (ancien regime) borçlarında ve kendi finansal çalkantısında muazzam bir iyileştirme gerçekleştirmiştir. Bizim devrimimiz toprakları büyük ölçüde dağıtabilir ve dağıtmalıdır. Yeni ve yeniden canlandırılmış çiftlik ahalisi yaratabilir ve yaratmalıdır, fakat muhakkak işte ve teşebbüste kapitalist sınıf neşesini veremez. Kapitalistler açısından devrim sadece savaşın sonudur: çöküş ve yıkım. Kapitalistler, onların sanayi müdürleri ve satıcıları sadece gelirlerini kaybetmekle kalmaz ham maddelerini ve dünya pazarını da kaybederler. Ayrıca, sosyalizmin negatif bileşeni orada durmaktadır ve hiçbir güç bu bileşeni yeryüzünden silemez: işçilerin eksiksiz, sürekli artan gönülsüzlükleri, esasen kendilerini kapitalist koşullar altında kiralamaya devam etme noktasındaki ruhsal yetersizlikleri…
Dünyada hiçbir şey ama hiçbir şey iyilik kadar böylesi bir karşı konulamaz fetih gücüne sahip değildir. Siyaseten geri zekâlıydık, en kibirli ve en kışkırtıcı dalkavuklardık; bizim için ortaya çıkan zarar, kaderin kaçınılmazlığı ile birlikte efendilerimize karşı bizleri öfkelendirmiş, devrime sevk etmiştir.
O halde sosyalizm, inşa edilmelidir; çöküşün ortasında, tehlike, kriz, doğaçlama durumlarında, eyleme konulmalıdır. Şimdi, en büyük ihtiyaçtan en büyük erdemin nasıl tesis edilmesi gerektiğini ve de kapitalizm çöküşü sonrasında yeni emek şirketlerini ve yaşayan kitlelerin baskılayıcı ihtiyaçlarını tüm dünyaya haykıracağım. Sadece kendilerini işçiler olarak gören sanayi proleterlerini, dar kafalılıkları, vahşi inatçılıkları, uzlaşmazlıkları ve entelektüel ve duygusal yaşamlarının kabalığı, pozitif ekonomik örgütlenme ve teşebbüslerin liderliği için mesuliyet sahibi olmayışları ve yetersizlikleri nedeniyle azarlamaktan geri durmayacağım. İnsanı suçluluktan aklayıp toplumsal koşulların yaratıkları olarak ilan ederek kişi, toplumun zikredilen ürünlerini, olduklarından daha farklı kılmaz. Bununla birlikte yenidünya, insanların nedenleriyle değil insanların bizzat kendileri ile inşa edilecektir. Bu harekete yardım etmek için, alçak gönüllülükle, ustalıkla ve cansiperane, toplum ve şahsi özgünlük ruhuyla, hükümet ve belediye yetkililerine, kooperatiflerin ve büyük fabrikaların liderlerine, teknik ve ticari çalışanlara ve müdürlere, avukatlara ve mevcut sistemde rolleri gereksizleşecek memurlara çağrı yapmayı tehir edeceğim. Şimdilerde para politikası ismiyle bilinen hükümetin kâğıt para basımını ve özellikle, sözüm ona bu parada oluşturulan işsizlik tazminatını keskin bir biçimde eleştireceğim. Gerçi her sağlıklı insan, daha önce hangi mesleği yapmış olursa olsun, toplumu en büyük tehlikeden korurken, ne mümkünse inşa edilip planlanma yapılmalı iken, yeni ekonominin inşasına dâhil olmalıdır. Kapitalizmin işsizleri, kurutuluşu sağlaması gereken acil ekonominin ihtiyaç duyduğu pozisyonlara yönlendirilebilsinler diye şu anki verimsiz askeri bürokrasinin kullanılmasını tavsiye edeceğim; gerçekliğin toplumsallaşmasına ve kurtulmasına yol açacak olan en güçlü devrimci enerjiyi çağıracağım. Bu noktada kısa bir ön özet yapmama izin verin: müteakip çağrılarımda ve onu tamamlayan Sosyalist’teki makalelerimde defalarca tekrar ettiğim üzere sosyalizm tüm ekonomi ve teknoloji biçimlerinde mümkündür ve gereklidir. Kapitalizmin ne sınai ve ticari teknolojisine ne de bu canavarlığı üreten zihniyete ihtiyacı vardır. Sosyalizmin başlaması gerektiği için ve de ruh ve erdemin gerçekleşmesi hiçbir zaman kitlevari ve normal olmadığı için, daha çok azınlığın sırf kendini feda etmesinden ve öncülerin yeni girişimlerinden kaynaklandığından dolayı sosyalizm, kendisini yoksulluktan ve işteki neşeden kendisini arındırmalıdır. Sosyalizmin iyiliği için kırsal yaşama ve sanayi, zanaat ve tarımın birleştirilmesine geri dönmeliyiz, kendimizi korumak ve adaleti ve toplumu öğrenmek için. Peter Kropotkin’in, önemli ve şimdilerde meşhur kitabı Tarla, Fabrika, Atölye adlı kitabında yoğun toprak ekimi ve entelektüel emeğin ve el emeğinin birleştirilmesine ilişkin yöntemleri bize öğretmiştir. Ayrıca tüm yeni kredi biçimleri ve parasal işbirlikleri (monetary cooperative) şu anda, en köklü ihtiyacımızda ve yaratıcı hazla test edilmelidir. İhtiyaç, gönüllü olarak fakat kıtlık tehlikesi altında, yeni bir başlangıç ve inşa talep etmektedir ki bunlar olmadan kayboluruz.
Son bir sözü, en ciddi olanı eklememe izin verin. En büyük zorluğu en büyük erdeme dönüştürürsek ve kriz yüzünden gerekli kılınan acil emeği sosyalizmin koşullu başlangıcına dönüştürürsek, aşağılanmamız onurumuza tahvil edilecektir. Yenilgi ve yıkımdan yükselen sosyalist cumhuriyetimizin muzaffer ulusların ve elan kapitalizme adanmış güçlü ülkelerin arasında nasıl ayakta kalacağı sorusunu göz ardı edelim. Yalvarmayalım, hiçbir şeyden korkmayalım, çekinmeyelim. Uluslararasında harekete geçelim, tıpkı Tanrı’ya ve dünyaya hizmet etmek için Tanrı ve dünya tarafından terkedilen Eyüp’ün ıstırabıyla harekete geçmesi gibi. Ekonomimizi ve toplumumuzun kurumlarını inşa edelim ki böylelikle zor işten ve kıymetli bir yaşamdan zevk alalım. Bir şey kesindir: bizler açısından yoksullukta işler yolunda giderken, ruhlarımız memnunken, diğer tüm uluslardaki fakir ve onurlu insanlar, her biri bizim örneğimizi takip edeceklerdir. Dünyada hiçbir şey ama hiçbir şey iyilik kadar böylesi bir karşı konulamaz fetih gücüne sahip değildir. Siyaseten geri zekâlıydık, en kibirli ve en kışkırtıcı dalkavuklardık; bizim için ortaya çıkan zarar, kaderin kaçınılmazlığı ile birlikte efendilerimize karşı bizleri öfkelendirmiş, devrime sevk etmiştir. Dolayısıyla bir anda, yani bize vuran darbede, liderlik üstlendik. Sosyalizme giden yolu göstermeliyiz; örneğimizden gayri ne ile öncülük edebiliriz? Kaos burada. Yeni eylemler ve kargaşa ufukta belirmiş durumda. Zihinler uyanıyor, ruhlar sorumluluğu kabul ediyor, eller eyleme geçiyor. Devrim yeniden doğuşu getirsin. Yeni kadar başka hiçbir şeye bu kadar ihtiyaç duymadığımız için, bilinmeyen karanlıktan ve derinliklerden yükselen yozlaşmamış insanlar, bu yenileyiciler, saflaştırıcılar, kurtarıcılar ulusumuzda eksik olmasınlar. Devrim sen çok yaşa, büyü ve zorlu, harika yıllarda yeni seviyelere yüksel. Uluslar, görevlerinden, yeni koşullardan, tarih öncesi, ebedi ve koşulsuz derinliklerinden yeni, yaratıcı ruhla, gerçekten yeni koşullar yaratan yeni ruhla dolu olsun. Devrim; dini, insanları mutlu eden, kurtaran ve imkânsız durumların üstesinden gelen eylem, yaşam, aşk dinini üretsin. Hayatne ifade eder? Yakında öleceğiz, hepimiz ölüyoruz, hatta hiç yaşamıyoruz. Kendimizden ne çıkardığımızdan, kendimizle ne yaptığımızdan gayri hiçbir şey yaşamaz. Yaratım yaşar; yaratılan değil, sadece yaratıcı yaşar. Dürüst ellerin eylemi ve saf, hakiki bir ruhun idaresi dışında hiçbir şey yaşamaz.
Münih, 3 Ocak 1919
Gustav Landauer
Devam Edecek
Çev: Nesrin Aytekin
İtaatsiz.org’un notu: Bu makale serisi Türkçede itaatsiz.org’da hakkında yayınlanmış kısa bir biyografik yazı dışında (Gustav Landauer’in Komüniter Anarşizmi – Larry Gambone) başka yazı ya da eseri bulunmayan komüniter ve mistik temayüle sahip anarşist Gustav Landauer’in “Sosyalizme Çağrı” kitabıdır. Bu eserinin şimdiye kadar kitap olarak basılması “Marksizm” hayranı bazı yobaz kafalardan dolayı mümkün olmadı. Çevirisini, Nesrin Aytekin’in diliyle, burada sunuyoruz.
https://itaatsiz.org/2020/02/02/sosyalizme-cagri-1-gustav-landaue
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]